“SESİMİ DUYAN VAR MI?” 25 YIL ÖNCE YAŞANAN BUYDU..
Büyük felaketin ardından 27 yıl sonra HABERCİ olarak Yalova’nın seçilmişlerine sesleniyoruz:
‘SESİMİZİ DUYAN VAR MI?’
Tarih: 17 Ağustos 1999. Saatler gece yarısı 03.02’yi gösterirken Yalova; eşi-benzeri görülmemiş bir sarsıntıya uyandı. Şehrin dört bir yanında ortalık toz-duman; onlarca-yüzlerce bina yerle bir olmuş, insanımız feryad-figan. Herkes düşmüş can derdine, sevdiklerinin canının derdine. O acı dolu, kabus dolu günlerin üzerinden 27 yıl geçti. ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ misali; Yalova insanı sevdiklerini yitirmenin tarifsiz acısını unuttu mu; bize göre hayır. Böyle bir şey mümkün değil.
Ancak kabul etmeliyiz ki; 27 yıldır Yalova şehrini yöneten seçilmişler o günleri, o felaket günlerini unutmuş görünüyorlar. Lafta unutmasalar bile; uygulamada unuttukları çok açık ve net.
………………….
Yetki sizdeydi, 27 yıldır..
Şehrin seçilmişleri-atanmışları sizlerdiniz..
Kiminizi Yalova halkı seçti; sorunları çözün diye..
Kiminizi devlet atadı; sorunları çözsün diye..
Ne yaptınız?
Yalova şehrinin yönetim kademelerinde yer alan yöneticiler..
27 yıldır çözüme yönelik ne yaptınız; söyler misiniz?
………………..
Deprem sonrası ülkenin ve dünyanın dört bir yanından gelen yardımlar ne oldu ya da devletin destek ve teşvikleri ne sonuç verdi; bunları sormayacağız..
O panik günlerinde neyi doğru neyi yanlış yaptığınızı da sorgulamayacağız..
Şehir merkezindeki fiziki tahribat toparlandıktan sonra, depremin ilk günlerindeki kaotik ortam bir nebze rahatladıktan sonra, ilk 2 yılı saymıyoruz; sonrasındaki 25 yılda, çeyrek asırlık zaman diliminde, siz; Yalova için ne yaptınız efendiler?
Bugün kiminiz siyaseten emekli, kiminiz Yalova’daki görev sürenizi tamamladınız ve okullarda ders veriyor, kitap yazıyor ya da bir biçimde emekliliğin tadını çıkartıyorsunuz. Kiminiz ise hala aktif siyasetin içerisinde, vekil oldunuz, başkan oldunuz, yönetici oldunuz ve bir biçimde Yalova’nın yönetiminde varsınız..
Size soruyoruz: VİCDANEN RAHAT MISINIZ?
……………
Aradan 27 koca yıl geçti..
Depremin vurduğu iller nasıl toparlandılar, neleri başardılar, kentsel dönüşümde olsun, toplumsal gelişimde olsun, ekonomi başta olmak üzere eğitim, sağlık, ulaşım ve diğer alanlardaki ilerlemede olsun; hangi noktaya geldiler?
Yalova’mız ise; hangi noktalarda sıkışıp kaldı?
Yıllardır ‘kentsel dönüşüm’ konuşulur bu şehirde, onlarca yönetim geldi-geçti. Hatta bazıları bir önceki yönetimleri kentsel dönüşüm konusunda beceriksizlikle, ihmalkarlıkla, vizyonsuzlukla suçladı. Ancak gelin görün ki; HİÇBİRİ BİR DİĞERİNDEN FARKLI DAVRANMADI!
……………
HABERCİ olarak yıllardır yazıp-çiziyoruz; ‘aynı acıları yaşamamak için şehir merkezindeki dayanıksız binalardan kurtulmamız ve ada bazlı dikey yapılaşmanın önünü açmamız lazım’ diyoruz, bunun için de bu şehri yönetenlerin bir araya gelip cesur adımlar atması gerektiğini söylüyoruz. Peki sonuç: SONUÇ KOSKOCA BİR SIFIR! Bir defa bu şehirde insanların birbirine saygısı yok. Özellikle de, seçilen insanların seçim zamanı oy aldıkları insanlara bir saygısı, bir bağlılığı, bir sorumluluk hissi yok. “Nasıl olsa koltuğa oturdum, yetkiyi elime aldım; bir biçimde emekliliğim de garanti. Dertsiz başımı derde sokmanın, bu şehir için dertlenmenin ne gereği var?” dercesine bir zihniyet hakim. Yarın öbür gün Allah muhafaza, 17 Ağustos’un benzeri bir felaketle karşılaşsak, bu şehrin özellikle belli noktalarında taş üstünde taş kalır mı dersiniz? O büyük sarsıntıyı yaşamış eski binalar ayakta kalır mı, o köhne binalarda yaşayan çoluk-çocuk, yaşlı-genç binlerce insanımız hayatta kalır mı? YA DA OLASI BİR FELAKET KİMİN UMURUNDA OLUR?
………………
17 Ağustos deprem felaketinin 27. yılında; tüm kaybettiklerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, geride kalan yakınlarına-sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Bununla birlikte, şehrimizin deprem sonrası 27 yılını heba eden tüm seçilmiş ve atanmışları, tüm yetkili kişileri girdikleri kul hakkından ötürü Allah’a havale ediyor ve son sözümüzü saygıdeğer HABERCİ okurlarına, değerli Yalova halkına söylüyoruz: Siz böyle susmaya, sessiz kalmaya, kabullenmeye devam ederseniz, inanın gelecek 25 yılın yönetimleri, geçmiş 25 yılın yönetimlerini mumla aratır. SİZ DEĞİŞMEZSENİZ, SİZİ YÖNETENLER DE DEĞİŞMEYECEK; BUNU GÖRÜN VE ANLAYIN ARTIK!!