
Marmara'da beklenen olası büyük depreme ilişkin tartışmalar sürerken, deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sosyal medya hesabından yayımladığı videoda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Naci Görür'ün "Tez zamanda büyük deprem bekliyoruz" açıklamasının ardından konuşan Üşümezsoy, büyük deprem beklentisine ilişkin değerlendirmelerin hangi fay hattına ve hangi bilimsel verilere dayandığının açıklanması gerektiğini söyledi.

Üşümezsoy, Ereğli ve Silivri açıklarında meydana gelen bazı depremlerin Marmara'da büyük depremin habercisi olarak yorumlanmasının doğru olmadığını savunarak, bu tür değerlendirmelerin bilimsel temelden yoksun olduğunu ifade etti. 1912 yılında Marmara Adası açıklarında kırılan fayın "krip" olarak adlandırılan yavaş kayma hareketi yaptığını öne süren Üşümezsoy, bu nedenle bölgede stres birikmediğini ve görülen küçük depremlerin büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

23 Nisan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin Silivri-Kumburgaz fay segmentinde gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, 2019'daki 5,7 büyüklüğündeki depremle birlikte orta Marmara'daki bazı fay segmentlerinin kırıldığını dile getirdi. Bu bölgede kalan bazı kesimlerde stres bulunabileceğini ifade eden Üşümezsoy, olası depremlerin 5,5 ile 6 büyüklüğü arasında olabileceğini, ancak bunun 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem anlamına gelmediğini savundu.
Mustafa Turan
Kaynak: Mustafa Turan
Marmara'da beklenen olası büyük depreme ilişkin tartışmalar sürerken, deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sosyal medya hesabından yayımladığı videoda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Naci Görür'ün \"Tez zamanda büyük deprem bekliyoruz\" açıklamasının ardından konuşan Üşümezsoy, büyük deprem beklentisine ilişkin değerlendirmelerin hangi fay hattına ve hangi bilimsel verilere dayandığının açıklanması gerektiğini söyledi.

Üşümezsoy, Ereğli ve Silivri açıklarında meydana gelen bazı depremlerin Marmara'da büyük depremin habercisi olarak yorumlanmasının doğru olmadığını savunarak, bu tür değerlendirmelerin bilimsel temelden yoksun olduğunu ifade etti. 1912 yılında Marmara Adası açıklarında kırılan fayın \"krip\" olarak adlandırılan yavaş kayma hareketi yaptığını öne süren Üşümezsoy, bu nedenle bölgede stres birikmediğini ve görülen küçük depremlerin büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

23 Nisan'da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin Silivri-Kumburgaz fay segmentinde gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, 2019'daki 5,7 büyüklüğündeki depremle birlikte orta Marmara'daki bazı fay segmentlerinin kırıldığını dile getirdi. Bu bölgede kalan bazı kesimlerde stres bulunabileceğini ifade eden Üşümezsoy, olası depremlerin 5,5 ile 6 büyüklüğü arasında olabileceğini, ancak bunun 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem anlamına gelmediğini savundu.
Mustafa Turan
'+answer.message+'
'+comment.message+'