Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği ve Özgür Özel’in, Kemal Kılıçdaroğlu’nu yenerek CHP’nin yeni genel başkanı olduğu kurultayın “usulsüz” olduğu iddiasıyla açılan yargı sürecinde, son olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” kararı vererek partiyi Kemal Kılıçdaroğlu’na devretmesinin üzerinden yaklaşık 40 gün geçmesine rağmen tartışmalar hâlâ devam ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve geri gelmesinin ardından, Özgür Özel ve destekçilerinin nasıl bir karar vereceği merak konusu olurken Yalova Gazetesi bu konuyu gündemine aldı.
Geçtiğimiz dönemlerde Yalova halkını yakından ilgilendiren “deprem” konusu üzerinden “kentsel dönüşüm” ve “Yarısı Bizden” kampanyasına ilişkin Yalova Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Belediye Meclis Üyesi Avukat Tarık Burak Evin, yeniden gazetemize konuk oldu.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından açılan dava ile istinaf kararını veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nde CHP’yi temsil eden avukatlardan biri olan Evin’den, yaşananlara dair dikkat çekici açıklamalar geldi.
İlk olarak dava sürecinde yaşananları anlatan Evin, daha sonra verilen karar sonrası CHP içerisinde meydana gelen tartışmalar üzerine de konuştu. Röportajın son kısmında ise “yeni parti” tartışmalarına dair görüşlerini paylaşan Evin, siyasi geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“İstinaf farklı bir değerlendirme yaptı”
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın yargılandığı davada Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen tüm duruşmalara neredeyse tam bir katılım gösterdiğine dikkat çeken Evin, “Daha sonra CHP’de yapılan olağan ve olağanüstü kongrelerin gerçekleşmiş olması nedeniyle, yerel mahkeme davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ve davayı açan kişilerin parti üyeliklerinin düşmüş olması nedeniyle taraf ehliyetinin kalmadığı, ayrıca menfaat bağının da ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Bizim açımızdan da bu doğru bir karardı. Ancak daha sonra davacılar bu kararı süresi içinde istinafa taşıdılar. İstinaf incelemesinde ise daha farklı bir karar çıktı. Oysa yerel mahkeme, bizim iddialarımız doğrultusunda zaten davayı reddetmişti. Çünkü iptali istenen kongrede bazı usulsüzlük iddiaları olsa da, sonrasında hem olağan hem olağanüstü kongrelerin yapılmasıyla süreç zaten yenilenmişti. Hatta bazı delegelerle ilgili tedbir talepleri bulunsa da, kalan delegelerle süreç devam etmişti. Buna rağmen, yeni kongrelerle süreç yenilendiği için biz bunun konusuz kaldığını düşünüyorduk. Mahkeme de bu yönde değerlendirme yaptı. En temel gerekçe konusuz kalma ve davacıların parti üyeliğinin kalmaması nedeniyle organik bağın kopmuş olmasıydı. Ancak istinaf incelemesi farklı bir değerlendirme yaptı” şeklinde konuştu.
İstinaf kararında Akın Gürlek’in bir etkisi var mı?
Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasının davanın sonucunu değiştirip değiştirmediğine ilişkin sorumuzu cevaplayan Evin, “Bunu böyle düşünmemek gerekir. Çünkü istinaf hâkimleri açısından da bu tür değerlendirmeler ciddi sonuçlar doğurur. Hiçbir avukat “şöyle olmuştur” diyemez. Bunu artık vatandaşların takdirine bırakmak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Biz bunun normal bir yargılama süreci olduğunu düşünmek istiyoruz. Ancak hukukçular olarak bizi şaşırtan kısım şudur: İki kez olağan ve olağanüstü kongre yapılmış, delegelerin büyük kısmının oy kullandığı, hatta neredeyse yüzde yüze yakın oyla seçilmiş bir genel başkanın, istinaf aşamasında görevden alınarak önceki yönetimin geri getirilmesi hukuki açıdan karşılığı net olan bir durum gibi görünmemektedir. İstinaf mahkemesinin gerekçeleri de bize göre yeterince ikna edici değildi. Ancak hukukta delil ve belge konuşur. Bu nedenle kimseyi zan altında bırakacak bir değerlendirme yapmak doğru olmaz. Bu süreçte bize göre konusuz kalmış ve yeniden seçilmiş bir genel başkanın görevden alınarak eski yönetimin getirilmesi konusunu kamuoyunun takdirine bırakmak gerekir. Çünkü verilen kararlar bize yeterince doyurucu gelmedi. Şimdi Yargıtay süreci var. Umarım oradan daha sağlıklı bir karar çıkar” ifadelerini kullandı.
“Yüksek Seçim Kurulu’nun aldığı kararlara Asliye Hukuk Mahkemesinin müdahil olması örneği olmayan bir durum”
Kemal Kılıçdaroğlu’na yeniden CHP Genel Başkanı olması sonrası parti içerisinde yaşananlara dair konuşan Evin, “Aslında herkes ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Şu anda kimsenin olayları tam olarak kavradığını düşünmüyorum. Meclis üyeleri, belediye başkanları, il ve genel merkez teşkilatları bekleme sürecinde. İstinaf mahkemesi bir karar verdi ve Kemal Bey ile ekibini göreve iade etti. Ancak “mutlak butlan” kararı, hukuken kesin geçersizlik anlamına gelir. Buna bağlı olarak yapılan işlemlerin de geçersiz sayılması gerekir. Bu durumda Parti Meclisi’nin aldığı kararlar, belediye başkanlığı atamaları gibi birçok işlem tartışmalı hale gelir. Çünkü Parti Meclisi tarafından alınmış yüzlerce karar var. Hukuk mantığına göre bunların da geçersiz olması gerekir. Şu an tam anlamıyla bir kaos ortamı var. Mahkeme sadece genel başkanlıkla ilgili bir değerlendirme yaptı, ancak Parti Meclisi kararlarıyla ilgili açık bir iptal kararı vermedi. Bu da ciddi bir boşluk yaratıyor. Ayrıca Yüksek Seçim Kurulu kararları kesindir. Buna rağmen bir asliye hukuk mahkemesinin bu sürece etkide bulunması Türkiye’de örneği olmayan bir durumdur. Bu, ilk kez yaşanan bir örnek oldu. Bu durum ileride seçimlerin iptali gibi çok daha geniş davaların da önünü açabilecek bir tartışma yaratıyor. Örneğin referandumlar ya da genel seçimlerle ilgili davalarda zaman aşımı ve hukuki sınırlar nasıl belirlenecek, bu belirsizleşiyor. Bu nedenle hukukçular olarak net bir görüş vermekte zorlanıyoruz. Taşlar yerine oturmuş değil. Yalova teşkilatları da, il başkanlıkları da, belediyeler de sürecin nasıl sonuçlanacağını bekliyor. Çünkü 47 yıl sonra ilk kez Türkiye’nin birinci partisi olan bir yapıdan söz ediyoruz. Doğal olarak bir tepki oluştu. Her şey yolunda giderken bu sürecin neden bu noktaya geldiği sorusu herkesin kafasında var. Ancak şu an net bir sonuca varmak mümkün değil. Kemal Bey’in ve Özgür Bey’in nasıl bir karar alacağı da belirsiz. Biraz daha zaman geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Sürecin nereye evrileceğini hep birlikte göreceğiz” dedi.
“Özgür Bey’in dediği gibi bir kongre süreci başlatılırsa, tüm tartışmalar sona erer”
Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in söylemlerine dair değerlendirmeler yapan ve kendi düşüncesini açıklayan Evin, “Özgür Bey şunu söylüyor: Madem kongre iptal oldu, o zaman siz buraya tedbiren sevk edildiniz. Tedbiren görevlendirilen bir kişinin icrai kararlar alması hukuken doğru bir şey değil. Tedbiren görevlendirilen bir genel başkanın ilk yapması gereken şey, bir kongre sürecini başlatmaktır. Doğal olarak bunu Türkiye’de yaşayan herkese sorsanız, yüzde yüz oranında aynı cevabın verileceğini düşünüyorum. Kemal Bey ise bu sürecin yasal olarak mümkün olmadığını, çünkü tedbir kararının devam ettiğini ve bu nedenle kongre yapılamayacağını söylüyor. Kendisine gelen tebligatın da bu yönde olduğunu ifade ediyor. Bence, en aklıselim çözüm şu aşamada bu engelin aşılmasıdır. Özgür Bey’in dediği gibi bir kongre süreci başlatılırsa, aslında tüm tartışmalar sona erer. Yani herkesin beklentisi de bu yönde. Kemal Bey’in de beklentisi bu yönde olabilir. Eğer Kemal Bey bugün “kongre sürecini şu tarihte başlatıyoruz” diye bir açıklama yapsa, aslında birçok sorun kendiliğinden durulur. Şu an çözüm çok net görünüyor. Sorunun cevabı aslında bu. Kongre süreci başlatılsa ve tarih açıklansa, birçok şey çözülmüş olacak. Ancak o tarih bir türlü açıklanmıyor. Çünkü Kemal Bey, tedbir kararının devam ettiğini söylüyor. Özgür Bey ise bunun aşılması ve kongre yapılması gerektiğini ifade ediyor. Sonuçta iki kez seçilmiş, neredeyse yüzde yüz oyla seçilmiş bir genel başkanın, mahkeme kararıyla görevden alınması ve yerine önceki yönetimin getirilmesi hukuki açıdan tartışmalıdır. Burada yapılması gereken şeyin yeniden kongre sürecinin başlatılması olduğu düşüncesindeyim. Bence bu süreç, çok acil ve ivedi şekilde, ortak mutabakatla, akılla ve gerekirse ilgili kurumlarla görüşülerek çözülmelidir. Hatta Yargıtay süreci tamamlanmadan dosyanın kesinleşmesi sağlanarak bu da bir yol olabilir. En azından bir kongre süreci başlatılmalıdır. Tek çözüm yolu budur” şeklinde konuşurken, yaşananlar sonrası yakın zamanda bir kongrenin gerçekleşeceğine dair işaret görmediğini söyledi.
“Özgür Bey tüm yolları deneyecektir”
Özgür Özel’e yeni bir parti kurması yönünde yapılan kamuoyu baskısına değinen Evin, “bu çok zor bir karar. Çünkü burada 103 yıllık, Atatürk’ün kurduğu bir partiden bahsediyoruz. Yıllarca bu partide siyaset yapmış çok sayıda siyasi figür var. Genel başkanlık yapmış bir Özgür Bey var, Türkiye’nin birinci partisi olmuş bir yapıdan bahsediyoruz. Onun A takımından, il ve ilçe teşkilatlarından bahsediyoruz. Bu kadar büyük bir yapıyı bırakıp yeni bir parti kurmak çok zor bir karardır. Emsalleri de vardır ama Türkiye’de bunun başarılı bir örneği neredeyse yoktur. Daha önce sosyal medyada da paylaştığım bir söz vardı: “Ya bir yol açacağız ya bir yol bulacağız.” Başka seçenek kalmadığında son çare budur. Ama ben, son çareye kadar Özgür Bey’in tüm yolları deneyeceğini, parti içinde kalmaya ve mücadele etmeye devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi içinde kalmanın önemli bir güç olduğunu biliyor. Bu nedenle hâlâ mücadele ediyor. Hukukçularıyla birlikte imza süreçleri, kongre girişimleri ve itirazlar devam ediyor. Yargıtay nezdinde de girişimler yapılıyor. Ben, parti kurma seçeneğinin en son ihtimal olarak değerlendirildiğini düşünüyorum. Ancak halktan ve teşkilatlardan ciddi bir baskı da var. İş gerçekten zor bir noktada. Bir yanda halk ve teşkilat baskısı, diğer yanda siyasi gerçekler var. Ama son çareye kadar Cumhuriyet Halk Partisi içinde çözüm arayışı devam edecektir. Ancak eğer tüm yollar kapanır, siyaset yapma imkânı ortadan kalkar ve hiçbir çözüm kalmazsa, o zaman parti kurma seçeneği gündeme gelebilir. Ben kısa vadede böyle bir şey beklemiyorum. Öncelik her zaman parti içinde çözüm arayışı olacaktı” ifadelerini kullandı.
“Özgür Bey’in vereceği karar beklenmeli”
Yeni parti kurulması halinde kendisinin ve diğer Yalova Belediye Meclis Üyeleri’nin nasıl bir karar alacağının sorulmasına üzerine Evin, “Bireysel olarak şu ya da bu yönde karar alırız demek doğru olmaz. Şu an belediye başkanımız, il başkanlığımız ve genel merkezimiz var. Bu süreçte verilecek kararlar doğrultusunda hareket edilecektir. Yalova teşkilatlarında büyük kopuşlar beklemiyorum. Ankara’dan gelecek kararlar belirleyici olacaktır. Kurmayların alacağı karar doğrultusunda hep birlikte hareket edilecektir. Ama bu süreç çok hızlı değişebilecek bir süreçtir. O yüzden çok kesin konuşmak doğru olmaz. Benim şahsi düşüncem, bir bütünlük içinde hareket edilmesi ve Özgür Bey’in vereceği kararın beklenmesidir. Teşkilatların da bu karara büyük ölçüde uyacağını düşünüyorum. Ancak siyaset bu; 24 saatte bile her şey değişebilir. Sonuç olarak her şey olabilir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
#Yalovanedio #haberler #yalova #yalovadanhaber
Yalovanedio.com Haber Ajansı
https://www.yalovagazetesi.com/chp-icinde-neler-oluyor-belediye-meclisi-uyesi-evin-acikladi