GÜLLÜ’NÜN ÖLÜM DAVASINDA İLK DURUŞMA YAPILDI

TUĞYAN HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ! Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un ölümüyle il…

TUĞYAN HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ!

Tutuklu sanık kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılandığı davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti.

 

Onur ERDİK

Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, maktul Gül Tut’un oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Duruşma boyunca zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan sanık Gülter, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yaklaşık 10 aydır zorlu bir süreç yaşadığını belirten Gülter, ailesiyle ilgili birçok konunun kamuoyunda sayfa sayfa paylaşılmasından rahatsızlık duyduğunu söyledi.

‘Annemin nasıl düştüğünü görmedim’..

Olay gecesini anlatan Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu ile dışarı çıktıktan sonra eve döndüklerini, annesiyle görüştüklerini ve birlikte film izlemeye karar verdiklerini söyledi. Yemek siparişi verdiklerini ve annesinin sofra hazırladığını belirten Gülter, bu sırada birkaç kez Kervan E. ile konuşmak için odaya girdiğini, annesinin de bu durumdan rahatsız olduğunu anlattı. Daha sonra müzik açtıklarını ve annesiyle birlikte oynadıklarını ifade eden Gülter, Sultan Nur Ulu ile odasına geçtiğini, annesine de müziğin sesini kısması için mesaj gönderdiğini söyledi. Bir süre sonra annesinin odaya geldiğini, yeniden birlikte oynadıklarını ve sarıldıklarını belirten Gülter, ardından büyük bir ses duyduğunu kaydetti. Gülter, “Bir anda çok büyük ses geldi, arkamı döndüğümde annem yoktu. Telefonu yatağın üstündeydi. Ne olduğunu anlamadım. Sultan’a ‘Koş’ diye bağırdım.” dedi. Annesinin nasıl düştüğünü görmediğini savunan Gülter, odanın zemininde herhangi bir ıslaklık fark etmediğini, Sultan Nur Ulu’nun ise annesi düştüğü sırada aynaya baktığını öne sürdü.

Kervan E. ile mesajlaşmalar soruldu..

İddianamede yer alan Kervan E. ile mesajlaşmaları da sorulan Gülter, 2024 yılından beri Kervan E. ile ilişkisi olduğunu ancak onun evli olması nedeniyle annesinin bu ilişkiyi onaylamadığını söyledi. Hakkındaki iddiaların ardından kendisini rahatsız hissettiğini belirten Gülter, aklanabilmek amacıyla Kervan E.’den açıklama yapmasını istediğini ifade etti. Annesi hakkında “Gebersin” şeklinde mesajlar yazdığı hatırlatılan Gülter, anne-kız arasında zaman zaman ağır sözlerin kullanıldığı tartışmalar yaşandığını söyledi. Gülter, “Annem de benim hakkımda ‘ölsün, gebersin’ gibi kelimeler kullanıyordu. Dilimizin kemiği yoktu. Ben işe giderken tartışırdık, sonra akşam hiçbir şey olmamış gibi gelip yaşantımıza devam ederdik.” ifadelerini kullandı. Kervan E. ile annesine zarar verebileceği yönünde herhangi bir konuşma yapmadığını savunan Gülter, Sultan Nur Ulu’nun daha sonra değişen ve aleyhine olan beyanlarını da kabul etmediğini belirtti.

‘Annemi görsem tutmaya, engel olmaya çalışırdım’..

Bilirkişi raporlarında, Gül Tut’un düşmesinin ardından neden hemen refleks gösterilmediğine ilişkin değerlendirmeler de sanığa soruldu. Gülter, “İnanın kal geldi bana. Telefonumu alıp aşağı inmem bir oldu. Annemi görsem tutmaya, engel olmaya çalışırdım.” diye konuştu. İddianamede yer alan “Annem birazdan kendini atıyor” şeklindeki mesajlaşma da sanığa soruldu. Gülter, annesinin ve Kervan E.’nin dövmeleriyle ilgili yaşanan bir kıskançlık nedeniyle Kervan E.’ye mesaj gönderdiğini söyledi. Olay öncesinde duyulduğu belirtilen “Hadi görüşürüz” ifadesini olay anında duymadığını savunan Gülter, bu ses kaydı daha sonra kendisine dinletildiğinde sesin annesine ait olduğunu anladığını ifade etti. Gülter ayrıca annesinin sık sık alkol kullandığını, alkol aldığında dengesini kaybettiğini ve olay günü konuşmasının peltekleştiğini ileri sürdü.

‘Annem sandalyeye bağlanıp şiddet uygulanabilecek bir kadın değil’..

Gülter, annesinin daha önce de birkaç kez düştüğünü, bir defasında kendisinin hastaneye götürdüğünü ve alkollü olması nedeniyle tıbbi müdahale yapılamadığını iddia etti. Duruşmada sanık ve müşteki avukatları arasında yaşanan sözlü tartışma nedeniyle mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Aranın ardından avukatların sorularını yanıtlayan Gülter, olaydan önce Kervan E.’ye annesinin düştüğü pencerenin fotoğrafını gönderdiğini kabul ederek, bunun Kervan E.’nin nerede olduğunu sorması üzerine gerçekleşmiş olabileceğini söyledi. Evdeki şifreli oda kapısı sistemi ve kameralarla ilgili soruya ise annesinin tedirginliği nedeniyle değil, dijital sistemlere merakı olduğu için bu düzeneklerin bulunduğunu savundu. Annesine şiddet uygulayıp uygulamadığı sorulan Gülter, “Annem sandalyeye bağlanıp şiddet uygulanabilecek bir kadın değil. Bunu kardeşime de sorabilirsiniz.” dedi.

‘Dünyanın en güzel annesiydi’..

Duruşmada müşteki olarak dinlenen Gül Tut’un oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter ise annesine zarar veren herkesten şikayetçi olduğunu söyledi. Olay günü ablasının kendisini aradığını ve çığlık atarak annesinin düştüğünü söylediğini belirten Gülter, hemen Çınarcık’a gittiğini anlattı. Hastanede bir polisin kendisine evdeki kameraları sorduğunu belirten Gülter, telefondaki uygulamayı açarak polise verdiğini ve ardından ablasının yanına geçtiğini ifade etti. Annesini “Dünyanın en güzel annesiydi” sözleriyle anlatan Gülter, avukatların soruları üzerine annesinin sık alkol aldığını, zaman zaman halüsinasyon gördüğünü ve birkaç kez düştüğünü de söyledi.

‘Kaza veya intihar olduğuna inanmıyorum’..

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan Gül Tut’un ablası Kader Tut da kardeşinin ölümünün kaza olduğuna inanmadığını söyledi. Kader Tut, “Kaza veya intihar olduğuna asla inanmıyorum. Kim veya kimler yaptıysa cezalandırılmalarını istiyorum.” dedi.

Tanık Sultan Nur Ulu’dan dikkat çeken iddia..

Davanın önemli tanıklarından Sultan Nur Ulu ise olay gecesi odada eğlendikleri sırada Gül Tut’un içeri girdiğini söyledi. Roman havası çaldığını ve kendisinin oynamayı bilmediğini söyleyerek aynaya döndüğünü belirten Ulu, başını çevirdiğinde Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini pencereden attığını gördüğünü iddia etti. Ulu, “Kafamı çevirdiğimde Tuğyan'ın üst baldırından tutarak annesinin yüzü dışarı doğru bakarken pencereden attığını gördüm. Yatağın üstündeki telefonu aldı, sonra ‘koş’ diye bağırdı. Koşarak peşinden aşağı indim.” ifadelerini kullandı. Korktuğu için olayın ardından yaşananları anlatmadığını belirten Ulu, cenaze günü Gülter’in kendisine “Ben yanarsam seni de yakarım” dediğini ileri sürdü. Ulu, gözaltına alındığında ise gerçekleri anlattığını ifade etti. Tanık, Gülter’in olaydan önce annesini öldüreceğine ilişkin kendisine herhangi bir şey söylemediğini de kaydetti.

‘Annemle iyi geçineceğim ve annemi öldüreceğim” iddiası..

Tanık Çağrı Kutlu da olaydan önce Mayıs ayında Tuğyan Ülkem Gülter ile görüştüğünü belirterek, sanığın kendisine annesiyle ilgili dikkat çekici ifadeler kullandığını ileri sürdü. Kutlu, Gülter’in kendisine, “Abi, Tuğberk annemle çok güzel geçiniyor, her istediğini yaptırıyor. Ben de annemle iyi geçineceğim ve annemi öldüreceğim.” dediğini iddia etti. Kendisine “kiralık katil” olmadığını söyleyen Kutlu, Gülter ile neden tanıştırıldığını bilmediğini ifade etti. Tanık Kervan E. ise Gülter ile annesi arasında zaman zaman husumet yaşandığını ancak daha sonra yeniden görüştüklerini söyledi. Kervan E., Gülter’in Çağrı Kutlu ile neden görüştüğünü sorduğunu belirterek, sanığın kendisine “Annemin altınlarını çalacağım” ve “Annemin arkadaşı ve intikamı varmış” şeklinde ifadeler kullandığını öne sürdü.

Savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi..

Duruşmanın en önemli aşamalarından biri ise cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını açıklaması oldu. Savcı, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Savcının mütalaasında; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses kayıtlarının çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara ilişkin değerlendirmelere yer verildiği belirtildi. Sanık Gülter ise tanık beyanlarına karşı hazırladığı yazılı metni mahkemeye sundu. Annesinin acısını yaşayamamasının ve evladından ayrı kalmasının kendisini en fazla yaralayan konular olduğunu söyleyen Gülter, “Gerçeği bir Allah, bir ben, bir de annem biliyor.” şeklinde konuştu. Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talebini kabul eden mahkeme heyeti, Tuğyan Ülkem Gülter’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 9 Ekim’e ertelendi.

Olay nasıl gerçekleşmişti?

Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış, Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu, Ulu’nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı. Gülter tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Gül Tut’un ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında Gülter’in eski nişanlısı Kervan E. de “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Kervan E., Yalova Adliyesindeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle ayrı dava açılmıştı.

İddianamede ne yer alıyor?

İddianamede, Gül Tut’un olay günü saat 01.26’da, Çınarcık’taki evinde kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü ve yaşamını yitirdiği belirtildi. Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının “Hadi görüşürüz” şeklinde konuştuğunun değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede söz konusu sesin sanık Gülter’e ait olduğu yönünde kanaate yer verilirken, bu sözlerin ardından sanığın annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kesip pencereden aşağı attığının ileri sürüldüğü belirtildi. Cumhuriyet savcısı, iddianamede mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etmişti.

https://haberci.com.tr/gullunun-olum-davasinda-ilk-durusma-yapildi/