Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) seçimleri yaklaşırken, YTSO 4. Meslek Komitesi Meclis Üyesi adayı Metin Soysal, seçim sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu..
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) seçimleri yaklaşırken, YTSO 4. Meslek Komitesi Meclis Üyesi adayı Metin Soysal, seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YTSO seçimlerinin yalnızca iş dünyasını değil, Yalova’nın ekonomik geleceğini ilgilendirdiğini belirten Soysal, kişisel rekabet yerine proje, ortak akıl, üretim, istihdam ve nitelikli büyümenin konuşulması gerektiğini söyledi.
YTSO seçimleri öncesinde açıklamalarda bulunan 4. Meslek Komitesi Meclis Üyesi adayı Metin Soysal, seçimlerin yalnızca oda başkanlığı ya da meslek komitesi yarışından ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti. Soysal, “Yalova’da Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri denildiğinde ilk olarak iş insanları, şirket sahipleri, meslek komiteleri, meclis üyeleri ve oda başkanlığı yarışı akla geliyor. Oysa mesele bundan çok daha büyük. Bir şehirde ticaretin nasıl gelişeceği, sanayinin hangi alanlarda büyüyeceği, yatırımcının önünün nasıl açılacağı, gençlerin iş bulup bulamayacağı, kadınların ekonomide ne kadar yer alacağı ve esnafın nasıl ayakta kalacağı yalnızca iş dünyasının meselesi değildir. Bunların tamamı Yalova’da yaşayan herkesin hayatına doğrudan dokunuyor” dedi.
‘SANDIKTA SADECE İSİMLER DEĞİL, ANLAYIŞLAR YARIŞMALI’..
Seçimlerde projelerin ve ekonomik vizyonun öne çıkması gerektiğini ifade eden Soysal, “YTSO seçimlerini sadece ‘Kim başkan olacak?’ sorusuna indirgemek doğru değildir. Asıl sormamız gereken soru, Yalova’nın önümüzdeki yıllarda nasıl bir ekonomik şehir olacağına kimin, hangi projelerle ve hangi ortak akılla yön vereceğidir. Sandıkta yalnızca isimler değil, anlayışlar yarışmalıdır” ifadelerini kullandı. Yalova ekonomisinin çok farklı sektörlerden oluştuğuna dikkat çeken Soysal, “Bir tarafta sanayi ve üretim, bir tarafta tarım ve süs bitkileri, diğer tarafta denizcilik, lojistik ve turizm var. Şehir merkezinde ise esnafımız, küçük işletmelerimiz ve hizmet sektörümüz bulunuyor. Bunlara üniversiteyi, genç nüfusu, kadın girişimcileri ve yeni nesil teknoloji şirketlerini de eklediğimizde YTSO’nun en önemli görevinin bütün bu parçaları ortak bir ekonomik vizyonda buluşturmak olduğu ortaya çıkıyor” dedi.
‘ESNAF EKONOMİK BÜYÜMENİN DIŞINDA KALMAMALI’..
Küçük işletmelerin yaşadığı sorunlara değinen Soysal, şunları söyledi: “Yalova ekonomisini konuşurken yalnızca büyük şirketleri ve sanayi kuruluşlarını konuşmak ciddi bir eksiklik olur. Berberinden kafesine, restoranından marketine, servis işletmecisinden küçük imalatçısına kadar binlerce işletme artan maliyetlerle, kira yükleriyle, personel bulma sorunuyla ve finansmana erişim güçlükleriyle mücadele ediyor. YTSO ile esnaf kuruluşları arasındaki iş birliği güçlendirilmelidir. Bir şehirde büyük sanayi kuruluşları büyürken küçük esnaf küçülüyorsa o şehir dengeli büyümüyor demektir. Yeni dönemin temel anlayışlarından biri büyümenin tabana yayılması olmalıdır.”
‘GENÇLER YALOVA’DA GELECEK KURABİLMELİ’..
Gençlerin şehirde kalabilmesinin Yalova’nın geleceği açısından kritik olduğunu belirten Soysal, “Üniversiteden mezun olan bir genç neden İstanbul’a gitmek zorunda kalsın? Genç girişimci neden şirketini Yalova’da kuramasın? Gençlere yalnızca toplantılarda söz vermek yetmez, iş kurabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri bir ekonomik ortam oluşturmalıyız. Girişimcilik merkezleri, mentorluk programları, üniversite-sanayi iş birlikleri, yatırımcı buluşmaları, teknoloji projeleri ve staj programları daha fazla geliştirilmelidir” dedi. Kadın girişimcilere yönelik desteklerin de artırılması gerektiğini belirten Soysal, “Kadınlarımızın yalnızca çalışan değil; işveren, yatırımcı, üretici, ihracatçı ve girişimci olarak ekonomide daha fazla yer alması gerekiyor. Finansmana erişimden e-ticarete, markalaşmadan ihracata kadar kadın girişimcilerimizin önünü açacak güçlü bir ekonomik ağ kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘NE PAHASINA OLURSA OLSUN SANAYİLEŞME DOĞRU DEĞİL’..
Sanayi ile kent yaşamı arasındaki dengeye dikkat çeken Soysal, “Sanayi yatırımı istihdam yaratır, üretim ve ekonomik hareketlilik sağlar. Ancak sanayinin çevre, altyapı, trafik, konut, su kaynakları ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini de hesaba katmak zorundayız. Yalova’nın hedefi ne pahasına olursa olsun sanayileşmek olmamalıdır. Hedefimiz çevreye duyarlı, yüksek katma değer üreten, teknoloji kullanan, nitelikli istihdam sağlayan ve şehirle uyumlu bir sanayi modeli olmalıdır” diye konuştu. Soysal, “Daha fazla teknoloji, daha fazla ihracat, daha nitelikli iş gücü, daha temiz üretim, daha güçlü lojistik ve daha fazla yerel tedarik sağlamalıyız. Yalova’nın büyümesi yalnızca rakamsal değil, nitelikli bir büyüme olmalıdır” dedi.
‘COĞRAFİ KONUMUMUZU EKONOMİK DEĞERE ÇEVİRMELİYİZ’..
Yalova’nın İstanbul, Bursa ve Kocaeli’ne yakınlığının önemli bir avantaj olduğunu belirten Soysal, “Deniz ulaşımımız, limanlarımız, karayolu bağlantılarımız ve Marmara’nın merkezindeki konumumuz çok büyük bir potansiyel taşıyor. Ancak ‘Yalova’nın konumu çok iyi’ demek yetmez. Bu avantajı yatırıma, ihracata ve istihdama nasıl çevireceğimizi konuşmalıyız. Lojistik, depolama, e-ticaret, soğuk zincir, denizcilik ve tedarik zinciri alanlarında daha güçlü projeler üretmeliyiz” dedi.
‘ÇİÇEKÇİLİKTE ÜRETEN DEĞİL, MARKALAŞAN ŞEHİR OLMALIYIZ’..
Süs bitkileri sektörünün Yalova açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Soysal, “Çiçekçiliği yalnızca tarımsal üretim olarak görmemeliyiz. Üretimden seracılığa, AR-GE’den lojistiğe, ambalajdan ihracata kadar büyük bir ekonomik ekosistemden söz ediyoruz. Yalova sadece çiçeğin üretildiği yer değil, çiçekçilikte markalaşan, teknoloji üreten ve ihracat yapan bir şehir haline gelmelidir” ifadelerini kullandı.
‘TURİST YALOVA’DA DAHA FAZLA ZAMAN GEÇİRMELİ’..
Turizmde de yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyleyen Soysal, “Termal turizminden doğa turizmine, denizden gastronomiye, yürüyüş ve bisiklet rotalarından kültürel değerlere kadar büyük bir potansiyelimiz var. Önemli olan sadece turist sayısını artırmak değil, gelen ziyaretçinin Yalova’da daha fazla zaman geçirmesini ve ekonomik değer bırakmasını sağlamaktır. Turist otelde konaklamalı, restorana gitmeli, yerel ürün satın almalı, şehir merkezini ve ilçelerimizi gezmelidir. Böylece turizm gelirinin etkisi geniş bir kesime yayılır” dedi.
‘DEPREM İŞ DÜNYASININ DA MESELESİDİR’..
Yalova’nın deprem gerçeğinin ekonomik planlamanın dışında tutulamayacağını vurgulayan Soysal, “Deprem sadece binaların meselesi değildir. İşletmelerin devamlılığı, çalışanların güvenliği, tedarik zincirleri, stoklar, sigorta, finansman, lojistik ve istihdam da depremin ekonomik boyutunu oluşturuyor. YTSO’nun işletmeler için afet sonrası iş sürekliliği konusunda daha kapsamlı çalışmalar yapması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
‘KİŞİSEL POLEMİK DEĞİL, PROJE KONUŞALIM’..
Seçim sürecinde kişisel tartışmalar yerine projelerin gündeme gelmesi gerektiğini ifade eden Soysal, “Yalova kamuoyunun artık adaylardan ‘Biz daha güçlüyüz’ ya da ‘Biz daha tecrübeliyiz’ gibi genel ifadelerden çok somut projeler duymaya ihtiyacı var. Kaç yeni yatırım hedefleniyor? Kaç kişiye istihdam sağlanacak? İhracat nasıl artırılacak? Genç ve kadın girişimciler nasıl desteklenecek? Turizmde, tarımda, çiçekçilikte hangi hedefler var? Deprem riskine karşı işletmeler nasıl hazırlanacak? Dijital dönüşüm ve yapay zeka Yalova şirketlerinde nasıl yaygınlaştırılacak? Seçimin gerçek tartışması bunlar olmalıdır” şeklinde konuştu.
‘YTSO KENTİN ORTAK AKLININ ADRESİ OLMALI’..
YTSO’nun siyasi ayrımların üzerinde konumlanması gerektiğini belirten Soysal, “Yalova’nın ekonomik meseleleri parti kimliklerinin üzerinde tutulmalıdır. Oda yönetimi farklı siyasi görüşlere sahip üyelerin ortak zemini olmalıdır. YTSO bir siyasi grubun değil, Yalova iş dünyasının temsilcisi olmalıdır. Seçim bittiğinde yine hepimiz aynı şehirde yaşayacağız, aynı sorunlarla karşılaşacak ve aynı fırsatları değerlendirmeye çalışacağız” dedi.
‘SEÇİMİN KAZANANI YALOVA OLMALI’..
Soysal, açıklamasının sonunda birlik ve ortak akıl mesajı vererek şunları söyledi: “Yalova’nın önünde çok önemli bir dönem var. Sanayimizi daha nitelikli hale getirmek, tarımımızı ve çiçekçiliğimizi markalaştırmak, turizmden daha fazla gelir elde etmek, gençlerimizi şehirde tutmak, kadın girişimcilerimizi güçlendirmek, esnafımızı büyümenin dışında bırakmamak, üniversite ile iş dünyasını daha fazla buluşturmak, dijital dönüşümü hızlandırmak ve işletmelerimizi afetlere karşı dayanıklı hale getirmek zorundayız. Bunların hiçbiri tek bir kişinin başarabileceği işler değildir. Ortak akıl gerektirir. Bu nedenle YTSO seçimlerinde asıl yarış koltuk yarışı olmamalıdır. Asıl yarış Yalova’nın geleceğine dair en güçlü fikrin, en gerçekçi projenin ve en kapsayıcı yönetim anlayışının ortaya çıkması için yapılmalıdır. Seçimin sonunda ‘Biz kazandık, onlar kaybetti’ değil, ‘Yalova kazandı’ diyebilmeliyiz. Sandıkta sorulması gereken soru da ‘Kim kazanacak?’ değil, ‘Yalova’yı kim, hangi projeyle, nasıl daha güçlü bir ekonomik geleceğe taşıyacak?’ olmalıdır.”
https://haberci.com.tr/ytso-secimlerinin-kazanani-yalova-olmali/