Tüm Aktar, Baharatçı, Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiricileri Derneği (TABDER) Başkan Yardımcısı Gökan Doğan:
‘ASIL AMAÇ BİTKİLERİ UNUTTURUP İLAÇ SATMAYA DEVAM ETMEK’
Tüm Aktar, Baharatçı, Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiricileri Derneği (TABDER) Başkan Yardımcısı Gökan Doğan, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan tıbbi bitki çaylarının yalnızca eczanelerde satılmasına imkan tanıyan düzenlemeye tepki gösterdi..
Haber
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik kapsamında, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan ve tedaviye yardımcı ürün olarak değerlendirilen tıbbi bitki çaylarının yalnızca eczanelerde satılmasının önü açıldı. Düzenlemeye göre gıda amacıyla tüketilen bitki ve meyve çaylarının aktarlar ile marketlerdeki satışı devam edecek. Ancak Sağlık Bakanlığından ruhsat alan ve "tıbbi bitki çayı" olarak sınıflandırılan ürünlerin satışı sadece eczanelerden gerçekleştirilecek.
‘15-17 YILDIR BU KONUDA MÜCADELE EDİYORUZ’..
Düzenlemeye tepki gösteren TABDER Başkan Yardımcısı Gökan Doğan, benzer bir düzenlemenin yaklaşık 20 yıldır gündemde olduğunu söyledi. TABDER olarak yıllardır aktarların ve tıbbi aromatik bitki sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin haklarını korumak için mücadele ettiklerini anlatan Doğan, dernek yönetiminin konuyu defalarca ilgili bakanlıklara taşıdığını ifade etti. Doğan, "Bu konu dernek olarak 15-17 yıldır mücadele ettiğimiz bir meseleydi. Dernek Başkanımız Ayhan Ercan defalarca bakanlığa giderek konuyu anlattı. Geleneksel bir mesleğin bitirilmemesi için çok mücadele ettik. Ancak gelinen noktada yasa onaylandı. Bu düzenleme ile kadim bir meslek tarihe gömülüyor" dedi. Aktarlığın yalnızca ürün satılan bir ticaret kolu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Doğan, mesleğin yıllar içerisinde oluşmuş bilgi, tecrübe ve gelenek üzerine kurulu olduğunu dile getirdi.
‘SUİSTİMAL YAPANLAR VARSA ONLAR DENETLENSİN’..
Sağlık Bakanlığının düzenlemeyi hazırlarken bazı haklı gerekçelerinin bulunabileceğini kabul eden Doğan, sektörde yanlış bilgilendirme yapan veya ürünleri amacı dışında satan kişilerin olabileceğini söyledi. Bununla birlikte bütün sektörün aynı şekilde değerlendirilmesinin yanlış olduğunu savunan Doğan, işini kurallara uygun ve meslek ahlakı içerisinde yapan aktarların faaliyetlerini sürdürebilmesi gerektiğini kaydetti. Doğan, "Meslektaşlarımız arasında suistimal yapanlar da var. Ancak bu işi ahlakıyla yapan insanların da mesleğe devam etmesi gerekir. Yanlış yapanlar denetlensin, gerekli cezalar uygulansın. Fakat birkaç kişinin hatası nedeniyle bütün bir mesleğin ortadan kaldırılmasına yol açacak kararlar alınmamalı. Şu an geldiğimiz noktada bu meslek peyderpey yok olacak gibi görünüyor" diye konuştu.
‘20 BİN AKTAR VE ON BİNLERCE ÇALIŞAN ETKİLENİYOR’..
Türkiye genelinde yaklaşık 20 bin aktar işletmesinin faaliyet gösterdiğini belirten Gökan Doğan, düzenlemenin yalnızca işletme sahiplerini değil, bu işletmelerde çalışanları ve ailelerini de yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti. Kendi işletmelerinden örnek veren Doğan, Yalova'da faaliyet gösteren üç iş yerinde toplam 13 kişinin istihdam edildiğini söyledi. Türkiye genelindeki işletmelerde ortalama üç kişinin çalıştığı kabul edildiğinde, düzenlemenin on binlerce kişinin geçimini etkileyebileceğini ifade etti. Doğan, "Bizim Yalova'da üç iş yerimizde 13 kişi çalışıyor. Türkiye genelinde 20 bin aktar olduğunu düşünürsek, her birinde ortalama üç kişi çalışsa bu durum on binlerce insanı ilgilendiriyor. Bu sadece bir meslek değil, ciddi bir geçim kaynağıdır. Burada işletme sahiplerinin yanı sıra çalışanların, ailelerin ve üreticilerin de geleceği söz konusudur" ifadelerini kullandı. Aktarlara ürün sağlayan tıbbi ve aromatik bitki yetiştiricilerinin de düzenlemeden dolaylı olarak etkilenebileceğini belirten Doğan, satış kanallarının daralmasının üretim ve istihdam üzerinde zincirleme sonuçlar meydana getirebileceğini savundu.
‘BİTKİLER AYRI BİR UZMANLIK ALANIDIR’..
Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanımı konusunda yıllar içerisinde önemli bir bilgi birikimi oluştuğunu söyleyen Doğan, bitkilerin hazırlanması, saklanması, kullanım miktarları ve birbirleriyle etkileşimlerinin ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini ifade etti. Ürünlerin yalnızca eczanelerde satılmasının bu bilginin tüketiciye doğru şekilde aktarılmasını tek başına garanti etmeyeceğini ileri süren Doğan, eczacıların tıbbi aromatik bitkiler konusundaki eğitim ve bilgi düzeylerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Doğan, "Birçok eczacı arkadaşımızın bu bitkiler konusunda yeterli bilgisi yok. Bitkilerin birleşiminden doğan etkiler, kullanım şekilleri ve hazırlanma süreçleri ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Bu bilgi nasıl aktarılacak, nasıl uygulanacak, bunu bilmiyoruz. Bizler yıllardır bu ürünlerin içinde bulunuyoruz. Sahadan, üreticiden ve tüketiciden gelen ciddi bir tecrübemiz var" dedi. Doğan, aktarların eğitim, belgelendirme ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesiyle sektörün daha güvenli hale getirilebileceğini, doğrudan satış yasağı getirilmesinin ise kalıcı çözüm olmayacağını savundu.
‘ASIL AMAÇ BİTKİLERİ UNUTTURUP İLAÇ SATMAYA DEVAM ETMEK’..
Düzenlemenin yalnızca halk sağlığını koruma amacıyla hazırlanmadığını öne süren Doğan, bitkisel ürünlerin ve geleneksel yöntemlerin zaman içerisinde toplumun gündeminden çıkarılmaya çalışıldığını iddia etti. Bazı bitkisel ürünlerin çeşitli rahatsızlıklarda destekleyici olarak kullanılabildiğini söyleyen Doğan, kendi işletmelerinde hazırlanan ürünlere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Doğan'ın bitkisel ürünlerin hastalıkları tamamen ortadan kaldırdığı yönündeki ifadeleri kendi görüş ve iddiaları olarak kayda geçti. Doğan, "Esasen amaç hastalıkları iyileştiren bitkileri satmak değil, bitkileri yavaş yavaş unutturup ilaç satışını sürdürmek. Kortizonlu sedef kremleri hastalığı tamamen ortadan kaldırmak yerine baskılıyor. Bizim hazırladığımız bitkisel kremin ise hastalığı ortadan kaldırdığını düşünüyoruz. Hastaların tamamen iyileşmesi istenmiyor, müşterinin devamlı olması hedefleniyor. Kimsenin yalnızca bitki çayı satmak gibi bir derdi yok. Asıl amaç bitkileri unutturup ilaç satmaya devam etmek" iddiasında bulundu.
‘64 YILLIK İŞLETMEYİZ’..
Aktarlığın uzun yıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan bir meslek olduğunu belirten Doğan, kendi işletmelerinin 64 yıldır faaliyet gösterdiğini söyledi. Bu süre içerisinde onlarca kişinin işletmede çalışarak emekli olduğunu anlatan Doğan, Türkiye'nin farklı şehirlerinde benzer geçmişe sahip yüzlerce işletme bulunduğunu ifade etti. Doğan, "Biz 64 yıllık bir işletmeyiz. Bu süreçte onlarca insan burada çalıştı, evine ekmek götürdü ve emekli oldu. Türkiye genelinde bunun gibi yüzlerce, binlerce işletme var. Bu işletmelerin bir anda yok sayılması doğru değildir. Bir mesleğin arkasında yılların emeği, tecrübesi ve istihdamı bulunuyor" şeklinde konuştu.
BAKANLIĞA YENİDEN DEĞERLENDİRME ÇAĞRISI
Düzenlemenin aktarlar, çalışanlar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiricileri üzerindeki muhtemel etkilerinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Doğan, Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu. Sektör temsilcileriyle ortak bir çalışma yapılabileceğini belirten Doğan, satışların tamamen yasaklanması yerine eğitim, ruhsatlandırma, denetim ve belgelendirme şartlarının uygulanabileceğini ifade etti. Doğan, "Bakanımızdan bu kararı yeniden gözden geçirmesini rica ediyoruz. On binlerce insanın ekmeğini ilgilendiren bu meslek yok olmamalı. Aktarlar denetlensin, eğitim şartı getirilsin, ürünlerin kaynağı ve içeriği kontrol edilsin. Ancak geleneksel bir meslek tamamen devre dışı bırakılmasın. Sektör temsilcileri dinlenerek hem halk sağlığını hem de esnafı koruyacak ortak bir yol bulunmalıdır" dedi.
https://haberci.com.tr/bitkiler-ayri-bir-uzmanlik-alanidir/