Yalova’nın kurtuluş reçetesi:
BÜTÜNŞEHİR OLMAK!
YALOVASİZİN, BİZİM, HEPİMİZİN.
Hemen, şimdi, bugün.. Ya batacağız ya çıkacağız..
YALOVA İÇİN KENETLENİN!
Haber/Yorum - İbrahim Yurdagül
Yalova, 6 Haziran 1995 tarih ve 22.305 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 550 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile il oldu. Beldeler Termal, Çiftlikköy ve Çınarcık ilçe statüsünü alırken, Bursa’dan Armutlu, Kocaeli’nden Altınova Yalova’ya bağlanarak ilçe oldular ve böylece Yalova’nın sınırları şekillendi.
Ne yazık ki; Yalova il yapılırken doğru bir planlama, geleceğe yönelik sağlam bir vizyon ortaya konulamadı. En azından Bursa’dan Orhangazi, İznik ve Gemlik ile Kocaeli’nden Karamürsel sınırlarımıza katılabilirdi. Ya da bu ilçelerden en az bir veya ikisi Yalova’ya dahil edilebilirdi; olmadı. Özellikle Yalova ile bağları kuvvetli bir Orhangazi bir Karamürsel pekala ikna edilebilirdi; yapılmadı. Aradan 30 yılı aşkın süre geçti. Ülkenin en genç vilayetlerinden biri olan Yalova; yüzölçümünün yetersizliği karşısında birçok sıkıntı ile karşı karşıya kaldı. Örneğin; kent merkezi çok daraldı ve yetersiz cadde-sokaklar trafiği felç etti. Örneğin; deprem sonrası arazi yetersizliği yüzünden adam gibi bir planlama ile sağlıklı bir kentsel dönüşüm gerçekleştirilemedi.
İlk olarak 2015 yılında çalışmalara başlanılan ve 2018 yılında bazı düzenlemeler yapılan BÜTÜNŞEHİR uygulaması daha sonra aniden rafa kaldırıldı. Oysa; büyükşehirlerin dışında kalan ve Yalova’nın da aralarında bulunduğu 51 ilin bütünşehir kapsamına alınmasını içeren çalışmalarda son aşamaya gelinmişti. Gündeme getirilen bütünşehir ile amaç; hizmetlerin verimliliğini artırmak, kaynakların yerinde kullanımını sağlamak, hizmetteki aksamalara engel olmak, denetim alanındaki boşluğu doldurmak, afet ve acil yardım hizmetlerini yürütmek olarak belirlenmişti.
Bütünşehir sistemi devreye girdiğinde tüm belde belediyeleri kapanacak ve tamamı merkeze bağlanacaktı. Aynı zamanda köylere de son verilecek ve tüm köyler mahalle olacaktı. Bütün şehir belediyelerinde istihdam etmekte olan personeller ilgili bakanlıklara, büyükşehir belediyelerine, herhangi bağlı kuruluşlara ya da ilçe belediyelerine devredilecekti. 51 il bütünşehir kapsamına alınacak ve mülki sınırlarına geçecek, yani o il belediyesinin sınırları mülki il sınırları ile aynı olacak ve ilin belediye başkanı mülki sınırın tamamından sorumlu tutulacaktı.
Bir defa, bütünşehirlerde, büyükşehirlerde olduğu gibi nüfus şartı aranmıyor, bu çok önemli. Ve daha da önemlisi; büyükşehir olmayan yerlerde, il özel idareleri ile belediyeler arasında koordinasyon sağlanamıyor. Bürokrasiden kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Bu düzenleme ile merkez ilçe yapılanması kalkacağı için, şehrin tüm hizmetlerinden belediye sorumlu olacak. Belediyelerin gelirleri artacak. Hizmet sunumunda sıkıntı olmayacak.
İşte tam da bu yüzden Yalova, acilen bütünşehir olmalı. Yalova’da il özel idaresi ile belediyeler, özellikle de Yalova belediyesi arasında koordinasyon var mı; yok. Hizmet sunumunda sıkıntı var mı; var. Belediyelerin geliri artmalı mı; evet, mutlak surette artmalı.
Peki; yıllar önce gündeme getirilen ancak sonrasında birtakım siyasi gerekçelerle gündemden düşen bütünşehir gerçeği nasıl hayata geçirilebilir ve Yalova, nasıl bütünşehir olabilir? İşte bu noktada; Yalova Valisi Dr. Usta ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, siyasi ve bürokratik güçlerini birleştirip, iktidarı ile muhalefeti ile tüm Yalova’yı arkalarına alarak bir adım atabilirler. Yalova’nın bu noktadaki talebi; PİLOT İL İLAN EDİLMEK olmalı. Nasıl ki büyükşehir statüsü çıkmadan önce pilot il uygulamasına gidilmiş ve sonrasında 30 il büyükşehir olmuştu. Aynı şekilde, 51 ile yönelik bir düzenlemede Yalova bir-iki pilot ilden biri olmalı; ancak bu şekilde şehir olarak zaman kaybetmemiş oluruz.
Yalova Kongresi biran önce organize edilmeli ve ana gündem maddesi Yalova’nın PİLOT İL olarak bütünşehir yolunda ilk kıvılcımın çakılması olmalı. Yalova’nın niçin 51 il arasında PİLOT İL olarak tercih edilmesi gerektiği konusuna gelince.. Bir defa; bizim dışımızda hiçbir vilayet yüzölçümü bu kadar yetersiz olmasına karşın bir yığın yapısal sorunu bünyesinde barındırmıyor. 50’yi aşkın tersane bizde. Dile kolay; dünyanın dört bir köşesine ihracat yapan 50’den fazla tersane. Ve bu tersaneler beraberinde çözülmesi gereken bir yığın çevresel risk barındırıyor. Bir arıtma tesisleri yok; 20 yıldır katı ve sıvı kimyasalların nasıl bertaraf edildiği, nereye depolandığı belli değil. Bölgede fiziki yapılanma berbat, Osmangazi Köprüsü’nün içine kadar giren tersane binaları var. Sanayinin önemli bir bölümü denetimsiz, kontrolsüz. Deprem sonrası kentsel dönüşümde sağlıklı adımlar atılamamış, turizm sektörü dibe vurmuş, tarım yok olmuş, trafik ve ulaşım felç olmuş. Tüm bunlara ilaveten; en hızlı göç alan, nüfusu en hızlı artan şehir; Yalova. Tüm bu konular Yalova Kongresi ile, oluşacak komisyon çalışmaları ve raporlama ile bir disiplin altına alınabilir. Ancak bir gerçek var ki; YALOVA’NIN İDARİ YAPISI DEĞİŞMEDEN BU KONGRENİN BİR ANLAMI VE YAPTIRIMI OLMAZ. Zira kurumlar arası uyumsuzluk, yetki alanındaki koordinasyonsuzluk ve en önemlisi, finansal alandaki, bütçe anlamındaki yetersizlik had safhada. Kağıt üzerinde en fazla ihracatın yapıldığı, en fazla para akışının gerçekleştiği illerden biriyiz; ancak Yalova’da kazanılan para Yalova’ya dönmüyor. Dev şirketler, tersaneler vergilerini Yalova’da ödemiyorlar.
HABERCİ’nin arşivleri ortada. Yıllardır bıkıp-usanmadan yazdıklarımız belli. Biz şehrin hafızası olarak vicdanen son derece rahatız.
Ancak..
Yalova il olduğundan bu yana, 30 yılı aşkın süredir onlarca vali, milletvekili, belediye başkanı, yüzlerce meclis üyesi, STK yöneticisi geldi-geçti. Yıllardır dillendirilen sorunlar çözüme kavuşturulamadı; zira çözüm için bir fikir birliği, eylem birliği oluşmadı. Her kafadan bir ses, günübirlik çözümler, anı kurtaran rutin hizmet ve yatırımlar ile yıllarımızı heba ettik. Şimdi geçmişe bir sünger çekip, şehrin geleceği için cesur adımlar atmalı, önemli hedeflere odaklanmalıyız.
İktidar muhalefeti, muhalefet iktidarı suçlayarak bir yere varamadı; 30 yıldır. Belli ki bu iş sorumluluktan kaçmakla, topu oraya-buraya atmakla olmayacak; olmuyor. Buradan bir kez daha şehri yönetenlere sesleniyoruz. Başta Sayın Vali olmak üzere, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Büyükgümüş’e, vekillerimiz Sayın Akyol ve Sayın Becan’a, siyasi partilerin değerli il başkan ve yönetimlerine, başta YTSO olmak üzere tüm STK’ların yönetim kademelerine, Yalova Üniversitesi yetkililerine çağrımızdır.
Bir yola girmenizin vakti geldi..
YALOVA KONGRESİ ile başlayın..
Ana gündeminize BÜTÜNŞEHİR’i oturtun..
Her alandaki sorunları, alt başlıklar halinde ilgili komisyonlara havale edin..
Kurulacak komisyonları etkili, yetkili, vizyon sahibi insanlardan oluşturun..
Ve sonuçta..
YALOVA’NIN BİR ANAYASASI OLSUN..
Çıkan sonuç bildirgesi ise önümüzdeki 5-10 yıllık icraatlarınız için KLAVUZ REHBERİNİZ olsun...
Bilin ki..
Siz bu adımları atmaz iseniz..
Tarihin sayfalarında esameniz bile okunmayacak..
Aynen 30 yılda bu şehirde koltukları işgal edenler ve görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen diğerleri gibi..
-------------
(HABERCİ arşivlerinden;
28.12.2023 tarihli köşe yazısı- İbrahim Yurdagül)
YALOVA’NIN KURTULUŞU İÇİN BÜTÜNŞEHİR OLMAZSA OLMAZIMIZ!
Hatırlanacağı gibi, yerel yönetimler reformu kapsamında Bütünşehir Yasası, 2014 seçimlerinden sonra yürürlüğe girmiş; ilk etapta Ağrı ve Adıyaman illerinin ‘pilot il’ seçildikleri açıklanmıştı.
Aradan yaklaşık 10 yıl geçti..
Yürürlüğe giren yasa 51 ili kapsıyordu ve son büyük depremler olmasa belki de Mart 2024 seçimleri öncesi Büyükşehir olmayan Yalova’mızın da içinde bulunduğu 51 ilimiz bütün şehir statüsüne geçmiş olacaktı.
Biraz açalım isterseniz…
Yeni bir yönetim formatından bahsediyoruz…
Bütünşehir uygulamasına geçilecek illerde belde belediyeleri ve köy muhtarlıkları kalkıyor, köyler mahalleye dönüştürülüyor. İlçe belediyelerinin imar yetkileri ile itfaiye ve zabıta hizmetleri büyükşehir belediyelerine devroluyor. Özel İdarelerin kalkması, imar ve planlama konularının kalıcı ve daha sağlıklı-bütüncül hale getirilmesi, belediyeler arası görev ve yetki devrinin yeniden düzenlenmesi, belediyelerin mali yapısı ve finansman, teşkilat ve personel yapılarının gelişimi, denetim ve şeffaflık, mali ve sosyal hakların yeniden düzenlenmesi gibi ana başlıklar dikkat çekiyor…
İktidar ve muhalefetin bir türlü uzlaşamayışı…
Yaşanan büyük depremler…
Başta ekonomi ve dış politika olmak üzere, bölgesel ve küresel bir yığın sorunlar yumağı…
Tüm bunlar sürecin 10 yıl uzamasına neden oldu, ancak görünen o ki; Mart 2024 seçimleri belki de mevcut formatla gireceğimiz son seçim olacak…
Yalova olarak neler yapmamız gerekiyor?
Bir defa; 51 ilin tamamına yönelik uygulama bir çırpıda ne kadar mümkün olabilir bilemeyiz ancak…
Yalova olarak ne yapıp-edip şehrimizi ‘PİLOT İL’ kapsamında öncelikli konuma taşımalıyız…
Bu noktada iktidar vekillerimiz Ahmet Büyükgümüş ile Meliha Akyol’a…
Muhalif vekilimiz Tahsin Becan’a…
Tüm yerel seçilmişlerimize…
Sayın Valimize…
Başta Yalova Ticaret ve Sanayi Odası olmak üzere sivil dinamiklerimize…
Üniversitemize, yerel basınımıza ve tüm kanaat önderlerimize…
Büyük bir sorumluluk düşüyor…
Şunu asla unutmayalım…
Plan bütünlüğünün tesisi, en üst düzeyde hizmet verimliliğinin ve sunumunun sağlanması, hizmetlerin eşit ve adil dağılımı, kaynakların etkin kullanımı için…
Bütünşehir statüsüne biran önce kavuşmak Yalova’mızın olmazsa olmazı…
Üstelik sadece yerelde hizmetlerin verimlilik kazanmasından bahsetmiyoruz…
Bakın…
Yalova’nın Çiftlikköy’ünde iki adet OSB yapılanıyor; biri Avrasya diğeri Yalova OSB…
Çiftlikköy’e bağlı Taşköprü beldesinde varlığı ile yokluğu belli olmayan bir Yalkim OSB var; hizmet verdiği kurum ise tek: AKKÖK Şirketler Grubu…
Ve elbette bir de Türk-Amerikan ortaklığındaki Dowaksa…
Altınova ilçesinde ise Tersane Girişimcileri A.Ş. var ve bu bölgede sağlıklı bir denetim ve kontrol mekanizmasının işletildiğini kim iddia edebilir?
Dahası…
Bu dev yatırımcıların, yatırımlarının her aşamasında şeffaf olduklarını, yasalara tam anlamıyla uygun hareket ettiklerini, tüm bunları da Yalova kamuoyuyla açık ve net biçimde paylaştıklarını, bilgilendirmede sorun olmadığını söyleyebilir miyiz?
Altınova’da denizimizin korunduğunu…
Altınova ve Taşköprü’de toprağımızın, yeraltı kaynaklarımızın korunduğunu…
Çiftlikköy’de doğanın ve dere yataklarının korunduğunu…
Hangimiz söyleyebiliriz?
Eğer Yalova, bütünşehir statüsüne geçerse…
En azından şehrin bütününe yönelik bir disiplin gelecek, başıbozuk yapı ortadan kalkacak ve belki de en önemlisi…
Yalova’nın yerel yönetiminin ve sivil dinamiklerinin sesi daha gür çıkacak…
Yalova şehri tüm varlığı ile daha fazla ciddiye alınacak ve işin özeti…
Yalova’ya ve Yalovalıya rağmen adımlar atılamayacak…
Dağınık yönetimlerden istifade ile adamını bulan Ankara’dan işini halledemeyecek…
En azından birileri bugünkü kadar rahat at koşturamayacak…
Bütünşehir uygulaması…
Ne getirir ne götürür?
Önümüzdeki süreçte konuya ilişkin yazacak ve söyleyecek çok şeyimiz elbette olacak…
Yeter ki bu şehrin sevdalıları…
Bu şehre gönül veren…
Geleceğini bu şehirde gören…
Aklı başında her bir Yalovalı…
Ortak akılla ortak hareket etmeyi öğrenebilsin…
Bunun artık bir ‘zorunluluk’ olduğunun farkına varabilsin…
https://haberci.com.tr/yalova-icin-kenetlenin/